Footer

26 Mayıs 2011 Perşembe

CAMİYE NEDEN GELMİYORUM?

CAMİYE NEDEN GELMİYORUM?

Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.
-Gel seni camiye götüreyim, dedim. Bugün biliyorsun Cuma.

-Sende benim camiye gitmediğimi bilmiyorsun sanki.

-Biliyorum ama, sebebini çok merak ediyorum.

-Ne bileyim olmuyor işte. Hem elbiselerimin ütüsü bozulup, dizleri çıkar
diye endişe ediyorum.

Gayri ihtiyari gülmeye başladım.
- Herhalde şaka yapıyorsun. Bunun için cami terk edilir mi?

- Ciddi söylüyorum. Giyimime ve bilhassa yeşile çok düşkün olduğumu
bilirsin.

Gerçekten de öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri, mutlaka yeşilin
tonlarından birisini seçer ve her zaman ütülü giyinirdi. Konuyu açtığıma pişman olmuştum. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık.

Konuşmamızdan iki ay kadar sonra, kendisinin camide olduğunu söylediler.
Hemen gittim. Hem de safların en önüne geçmişti. Aksilik bu ya; üzerinde
yine yeşiller vardı. Hafifçe yanına yaklaştım ve yavaş bir sesle sordum.:

-Hani camiye gelmeyecektin?

Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut
içinde yatıyordu.

0 yorum:

Yorum Gönder